Reklam
Bazı kişilere anlatamadığımız..!
Tuncay Dağlı

Tuncay Dağlı

SÜZGEÇ

Bazı kişilere anlatamadığımız..!

16 Mart 2017 - 11:53

Bazı kişilerin gazetecilik mesleğiyle ilgili anlayamadığı ya da anlamak istemediği bir durum var o da gazeteciliğin, kişiler ya da kurumlar adına değil, halk adına, halk için yapılan, yapılması gerekli ve zorunlu olan bir meslek, görev olduğudur.

Ancak bir şeyi yanlış bile yapsanız bunu çok kişi ve sürekli yapmaya başladığında zaman geliyor bu davranış yol oluyor ve sanki doğruymuş gibi algılanmaya başlıyor.

İşte gazetecilik mesleğinin ülkemizde son dönemde yaşadığı açmazlardan, çıkmazlardan biri bu.  Yanlış yapıla yapıla, doğru bilinmeye başladı. Bu yüzden de başta bazı siyasetçiler olmak üzere çoğu kişi, gazetecilerden işlerine geldiği gibi, çıkarları doğrultusunda haberler, yazılar ve yayınlar yapmalarını bekliyor.

Tabi bunu kalemini satan, kişisel menfaat, çıkar ve makam peşinde koşan sözde gazeteciler yapınca ve bunlar da giderek çoğalmaya başlayınca, bazıları sanıyorki gazetecilik böyle yapılır. Hayır, hiçte öyle değil...!

Bir defa biz birbirimiz biliyoruz. Kimin gerçek gazeteci, kimin, kimin adamı, kimin para, makam peşinde koştuğunu, kimin halk için, vatandaşı aydınlatmak, bilgilendirmek için çabaladığını görüyoruz.

Kalemini satan, kişisel menfaat peşinde koşan gazetecilerin maalesefki meslek etiğini, ahlaki değerleri hiçe saymaları nedeniyle giderek dejenere olan mesleğimiz, en önemli özelliği olan güvenilirliğini kaybediyor.  Güvenilmeyen bir gazetecinin ne söylediği, ne de yazdığı itibar göreceğinden, halk da inancını yitiriyor. Böyle bir durumda bilgi kirliliği insanların yolunu şaşırmasına, doğru ile yanlışı ayırt etme konusunda kararsız kalmasına neden oluyor.

Oysaki doğruyu yazan, yanlışların üzerine giden, tek amacı halkı aydınlatmak, kamuoyu adına kamuyu denetleyen ve elde ettiği bilgi ve belgeleri habercilik adına vatandaşlarla paylaşan gazeteciler her zaman her yerde ve her dönemde mutlaka olmalı.

Bunun için de başta halk olmak üzere, yönetici, siyasetçi, sivil toplum örgütü yöneticisi ve toplumun aydın kesimleri, yolundan şaşmayan gazeteciye, yazara arka çıkmalı. Onu başka yönlere çekip, kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaya çalışmak yerine, doğru çizgisinden ayrılmaması için telkinlerde bulunmalı.

Çünkü birgün gelir doğruyu yazan, korkusuz, cesaretli gazetecilere herkesin ihtiyacı olabilir.. Kişi sesini duyurmak ister, uğradığı haksızlığı anlatmak ister ve bunu geniş kitlelere aktaracak doğru bir gazeteci arar.

İşte bu nedenle iyi gününde yanında olup, yalakalıkla yalamalıkla çıkar sağlamaya çalışan sözde gazetecilerle, mesleğini alnının akıyla yapmaya çalışan, ahlaklı, dürüst, menfaat peşinde koşmayan gazetecileri ayırt etmek gerekir.

Gazeteciye, “Benim yanımda dur, benim dediklerimi yaz, benim sözcüm ol” diyen ve bu tür beklentiler içinde olan kişilerin davranışları, gazetecilerin doğru çizgiden sapmasına katkı koymaktan başka bir şey yapmaz. Saygılı olmak gerekir, kişiye saygısı yoksa insanın, halkın aydınlatılmasının en önemli yolu olan bu mesleğe saygısı olması gerekir.

 

Son Yazılar