Reklam
Herkes takdir etmesini bilmez..!
Tuncay Dağlı

Tuncay Dağlı

SÜZGEÇ

Herkes takdir etmesini bilmez..!

18 Mayıs 2017 - 12:01

Halkın kültürel gelişimi her kamu yöneticisinin ilgi alanına girmez. Her sivil toplum örgütü toplumsal sorunların çözümünde elini taşın altına koymaz. Aydın geçinen, okumuş yazmış, kerli ferli adamlar “çorbaya bir tutam tuz da ben atayım” demez. Çünkü bencildirler, kendilerine dönüktürler, “ölen ölür kalan sağlar bizimdir” felsefesiyle yaşarlar. Ama her olumsuzluktan da şikayet eder, cahillikten, kültürsüzlükten yakınır, “her şeyin başı eğitim, o da bizde yok” derler.

Şahsen ben öyle biri değilim. Gördüğüm sorunların çözümüne katkı sağlayabileceksem kaçmam, elimi uzatırım, fikrimi söylerim.. Bilgim ve tecrübem halk yararına yapılan bir şeyin gerçekleşmesine katkı sağlayacaksa, yapılan çalışmanın içinde yer alır, sorumluluk üstlenirim.

Ve nerede yaşarsan yaşayayım orayla bütünleşir, oranın halkının derdini dert bilir, acısını da sevincini de paylaşırım. Dahası doğduğum yer değil doyduğum yer memleketimdir felsefesiyle yaşar, birgün çekip gidecek olsam bile oraya mutlaka bir ağaç diker, insanlarının hafızasında yer edinirim. Bu arada güzel ve yararlı işler yaptığımı görüp, takdir eden, kadirbilir kişi ve kurumların takdirleri de herkes gibi beni de kamçılar, mücadele azmimi artırıp, mutlu eder.

Mesela geçen hafta önce “Bağımlılığa Karşı Eğitim Yardımlaşma ve Korunma Derneği” (BAĞDER) tarafından, yaptığım haberlerden dolayı ödüllendirildim. Desteğe ihtiyacı olan bağımlı kişilerin topluma kazandırılması ya da her yaştan insanın kötü alışkanlıklar edinmemesi için uyarılarda bulunup, dikkkat çeken haber ve yazılarımı takip eden dernek yöneticilerine teşekkür ediyorum. Yolları açık olsun..

Sonra 6. Sarıyer Edebiyat Günleri’nde her yıl geleneksel olarak verilen Beyaz Martı Edebiyat Onur Ödülü’nün biri bana verildi. Ulusal bazda yapılan değerlendirmede Murathan Mungan, yerel anlamda da ben takdir edilip, ödüllendirilmeye uygun görüldüm.

Bana göre sanatçının, edebiyatçının ulusalı yereli olmaz fakat bu iş tanınmışlık meselesi. Öykü, roman, şiir, gazetecilik dallarında on beş kitabım yayınlanıp, ülkenin üç büyük şehrinde otuz beş yıldan beri gazetecilik yapmışsam ve her gittiğim yerde de yerel gazeteci ya da yerel yazar olarak anılıyorsam, bence bu gurur duyulacak bir şeydir. Bu demektirki, ben o yerle, oranın halkıyla bütünleşmiş, onlardan biri olmuşum.

Çünkü beş yıl İzmir’de kaldım İzmirli bildiler, yirmi yıl Adana’da yaşadım Adanalı bildiler, on yıldır İstanbul Sarıyer’deyim ve ben “Sarıyerli gazeteci – yazar olarak tanınıyorum”. Bundan da gurur duyuyorum. Ne mutlu bana..!

Ama asıl söylemek istediğim şey şu; Sarıyer Belediyesi elini taşın altına koydu, sanatçı ruhlu Belediye Başkanı Şükrü Genç’in önderliğinde kültür-sanat faaliyetlerine yoğunlaşıldı ve ortaya herkesin yapmaya cesaret demediği koskoca bir “Sarıyer Edebiyat Günleri” çıktı.

Hatta topluma malolmuş çok değerli yazarlar adına öykü yarışması düzenlenip, genç yazarlar yüreklendirilirken, en önemli yaşam kaynağı okunmak ve beğenilmek olan edebiyatçılar da takdir edilip, onur ödülü veriliyor.

Bu nedenle bir teşekkürüm de Sarıyer Belediyesi ile gerçekleştirilen her faaliyeti aileden biri evleniyormuş da onun düğününe katkıda bulunuyormuş coşkusuyla sahiplenen yönetici ve çalışma arkadaşlarınadır. Sağolsunlar, hep var olsunlar..

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar