Reklam
Yazık oluyor bize..!
Tuncay Dağlı

Tuncay Dağlı

SÜZGEÇ

Yazık oluyor bize..!

07 Eylül 2017 - 13:08

Tam bir kış bekledik, “hele bir havalar ısınsın da tatile çıkalım” diyerek.

Sonra nereye gidelim, nasıl gidelim düşüncesi başladı. Nereye gideceğimize bir türlü karar veremedik. Nerde kalacağımıza da..
Kısır arayışlar sürerken, kar yağdı, yağmur sele döndü, çamurlara bata çıka geçirdik günlerimizi..

Ne terör bitti, ne siyasi kavgalar. Dünyanın baş belası ülkelerin silah satmak için çıkardığı savaşlar ise can üstüne can aldı, nice ocaklar söndü, hayatlar karardı..

Kah tam ortasında olduk, kah televizyondan izledik olayları, dertsiz günümüz geçmedi, başımızın üzerindeki kara bulutlar dağılmadı.

Neyse önce okullar tatil oldu, gidenler gitti, kafa dinleyeceklerini sandıkları yerlere. Sonra gurbetçiler geldi, sıra sıra dizildiler gümrük kapılarına.
Bir şehir boşaldı ötekinin üstüne, bir köy ezildi, kaldıramadığı yükün altında.

Bir bayram geçti, bir tane daha geldi, o da geçti, sonuncusunda ancak çıkabildik yola. Bir kış boyu arayıp bulamadığımız,ve de karar veremediğimiz tatil yerine doğru, düştük yollara.

Kaç gün, kaç gece kalacağımızı bilmeden.. Yüreğimizde korku, dilimizde, “magandanın birinin trafik canavarlığına kurban gitmesek bari..!” dualarıyla..
Bilmediğimiz yollardan, görmediğimiz yerlerden geçtik. Her yeni manzara başka bir heyecan doğurdu içimizde.. “İşte burası da bizim güzel ülkemizin bir parçası, kimse kıymetini bilmiyor, bu güzelliklerin” diyerek, devam ettik..

Zeytin ağaçlarının kesilip, villalar dikildiğini, ormanın en güzel yerine hem de deniz kıyısına zehir saçan, kömürlü elektrik santralleri kurulduğunu gördük.

Bazı yerlerde yemek yedik, bazı yerlerde kazık, bazı yerlerde dostlar bulup konuştuk, bazı yerlerde öküzün babasıyla tanıştık..

Orası sıcak, burası serin, orada sinek var, burada arı derken, denizde balığın ayaklarımızı ısırmasını da gördük, bir porsiyon kalamarı üç misli fiyata satanı da..

Sahil kasabaları ne kadar kalabalıktı, plajlar tıklım tıklım, çarşı pazar dopdoluydu.. “Nazar değmesin, biz ne kadar kalabalığız böyle..” dedik..

Çam kokulu ormanlar, meyve dolu ovalar, denizler, nehirler, yaylalar hep bizim..

Ve biz ömrümüzün çoğunu koca koca şehirlerde tıklım tıklım, birbirimizi yiyerek geçiriyoruz..

Sonra da “gömün beni köyümün toprağına” diyoruz.

Yazık oluyor hepimize..!

Bir sonraki yazı görebilecek miyiz acaba? Kimse bilmiyor..!
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar